Beslenme

Çocuk Kalbi Anaokulu’nda eğitim yaklaşımımız; çocukların bireysel farklılıklarını gözeten, öğrenmeyi keşif ve deneyimle buluşturan bir yapıya dayanır. Oyun temelli ve uygulamalı etkinliklerle çocukların merak duygusu desteklenir, araştıran ve sorgulayan bireyler olmaları teşvik edilir.

Beslenme

Çocuklarımıza her öğünde mutfağımızda taze taze pişen; doğal, paketlenmemiş, işlenmemiş ve sağlıklı gıdalar sunuyoruz. Çocuklarda yetersiz beslenme ve bunun sonuçlarının önemini göz önünde bulundurarak, Çocuk Kalbi Anaokulu olarak beslenme standartlarımızı en üst seviyede tutuyoruz.

Çiğ sütü kaynatıyor, yoğurdu kendimiz mayalıyoruz. Gazlı içecekler ve şeker oranı yüksek hazır meyve suları mutfağımızda yer almamaktadır. Bunun yerine şeker oranı düşük komposto, limonata, taze sıkılmış meyve suları ve bitki çayları gibi içeceklerle çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini destekliyoruz.

Her ne kadar çocuklar “abur cubur” olarak bilinen paketli gıdalara ilgi gösterse de, onlara sağlıklı ve lezzetli alternatifler sunuyoruz. Ketçap, mayonez, hazır çorbalar, cipsler ve hazır bisküviler gibi ürünler kullanılmamaktadır. Protein kaynakları özenle seçilmektedir.

Beslenmenin en önemli unsurlarından biri olan su tüketimi konusunda da hassasiyet göstermekteyiz.

Okulumuzda katkı maddeli hiçbir gıda kullanılmaz. Sebze, meyve ve kuru gıdalar izlenebilir tarım ürünlerinden seçilir. Mevsiminde olan ürünler uygun şekilde değerlendirilir ve gerektiğinde dondurularak saklanır. Reçel, zeytin, nane, meyve şurubu ve turşu gibi ürünler mutfağımızda mevsiminde hazırlanır.

Portakal suyu (yarım çay bardağından fazla olmamak kaydıyla diyetisyen önerisi doğrultusunda), gözleme ve tost gibi ürünler menümüzde sınırlı yer alır. Kek gibi ürünler ise genellikle kuru meyvelerle hazırlanır ve şekerli gıdalar nadiren sunulur.

Çocukların yedikleri ve yemeyi reddettikleri menüler takip edilerek kayıt altına alınır, bu doğrultuda menüler dönemsel olarak güncellenir.

Büyüme çağındaki çocuklar için yemeklerden önce ve sonra belirli aralıklarla su tüketimi teşvik edilir. Su, yemek sırasında değil gün içine yayılmış şekilde sunulur.

Porsiyonlama bilimsel ve yaş gruplarına uygun şekilde yapılır. Tüm gruplar yemekhaneye sırayla alınır ve ikinci yemeğe geçilmeden önce ilk yemeğin tamamlanması beklenir.

Çocukların yeni tatlara alışabilmesi için “3 kaşık kuralı” uygulanır. Çocukların tadına bakması teşvik edilir, zorlayıcı bir yaklaşım uygulanmaz. Yemek sonrası isteyen çocuklara ek servis yapılabilir.

Okulda Servis Miktarları
  • Süt / Ayran: 200 ml

  • Kefir: 3 yaş üstü 100 ml

  • Yoğurt: 100 gram (yaklaşık 2 yemek kaşığı)

  • Kırmızı et: 20 gram

  • Küçük köfte: 6–8 adet

  • Kurubaklagil: 8 yemek kaşığı

  • Çorba: 1,5 kepçe

  • Pilav / Makarna:

    • 3 yaş: 6 yemek kaşığı

    • 4–6 yaş: 8 yemek kaşığı

  • Dolma:

    • 1–3 yaş: 1 adet

    • 4–6 yaş: 2 adet

  • Kuru dolma:

    • 3 yaş: 2 adet

    • 4–6 yaş: 3 adet

  • Yaprak sarma:

    • 3 yaş: 4–7 adet

    • 4–6 yaş: 8–10 adet

  • Lahana sarma:

    • 3 yaş: 2–3 adet

    • 4–6 yaş: 3–5 adet

  • Sebze yemeği:

    • 3 yaş: 3–4 kaşık

    • 4 yaş ve üzeri: 4–6 kaşık

  • Tepsi böreği: 1 kare dilim (avuç içi büyüklüğünde)

  • Sarma börek: 2 adet

  • Kek: 1 dilim (avuç içi büyüklüğünde)

  • Pankek: 2 adet

  • Krep: Küçükse 2 adet, büyükse 1 adet

  • Sıcak kanepe / tahin-pekmezli ekmek / yumurtalı ekmek: 1 dilim

  • Su ihtiyacı: yaşa göre günlük enerji ihtiyacına uygun şekilde planlanır

Doğum Günü Çemberi

Okulumuzda doğum günleri, alışılmışın dışında ve sade bir yaklaşımla kutlanır. Abartılı organizasyonlar yerine çocukların doğa ve yaşam döngüsü ile bağ kurması hedeflenir.

Doğum günü çemberinde çocuklara Dünya ile Güneş arasındaki ilişki anlatılır. Dünya’nın hem kendi etrafında hem de Güneş etrafında dönüşü ile bir yılın oluşumu görselleştirilir.

Çocuğun bebeklikten bugüne gelişim süreci fotoğraflar ve kıyafetler aracılığıyla birlikte değerlendirilir.

Kutlama sırasında merkezde Güneş, üzerinde mum ve etrafında 12 ayı temsil eden bir düzen kurulur. Çocuk, Dünya rolüyle turunu tamamlar ve mumunu üfleyerek yeni yaşına geçiş yapar.

Bu süreç, çocuğun hem kendini değerli hissetmesini hem de yaşam döngüsünü fark etmesini destekler. Gösterişten uzak, sıcak ve anlamlı bir doğum günü deneyimi sunulur.